5 yıl önce ekmeye başladı! 1 dönümden 1 kilo safran alıyor, kilosunu 90 bin liraya satıyor

İlk olarak Safranbolu’da yetiştirilmeye başlayan ve Türkiye’nin ikinci üretim merkezi haline gelen Hatay‘da üretilen safran hem ilaç hem de nitelikli kozmetik sanayisinde kullanılıyor. Doğada bulunmayan ve yalnızca kültürel olarak yetiştiriciliği yapılan safran hayvan gübresi ile beslenirken organik yetiştirme özelliğine bir sahip bitki. Etken maddesi safranal, crocin ve crocetin olan safranın, safranal oranı olarak Hatay safranı epeyce yüksek bir orana sahip. Hatay’ın Yayladağı ilçesinde safran üretimi yapan Münevver Ezelsoy safranın hap ve kozmetik sanayiinde kullanılmasının yanı sıra çiçeğinin de reçel olarak yapıldığını söyledi.

5 yıl önce ekmeye başladı! 1 dönümden 1 kilo safran alıyor, kilosunu 90 bin liraya satıyor

“BİR KERE EKİYORUZ 3 YIL TARLADA KALIYOR”

Safran üreticisi Münevver Ezelsoy adaptasyon sağlayıp sağlamayacağını gözlemlemek için ilk olarak minik ölçekte başladıklarını söyledi. Ezelsoy, “Safran üretmeye 5 yıl önce başladım. Başlamadan önce iyice araştırdım, safran nedir niçin ekmem gerekiyor diye. Fiziksel açıdan getirisi bir mahsul olduğundan ve çok değerli bir bitki olduğunu öğrendim. Her sektörden kullanıldığını tespit etmek sonradan adım attık. Adaptasyon sağlayıp sağlamayacağını gözlemlemek için ufak ölçekte başladık 100 kilogram ile. 2. yılda 250 kilograma çıktık, toplam 2 buçuk dönüm ektik. 2 buçuk dönümden 850 kilogram safran soğanı elde ettik. 1 dönümden 750 gram 1 kilogram arası kırmızı safran elde edebiliyoruz. Yine baharata kullandığımız sarı safran var, ikisi aynı çiçekten, çiçeği de reçel olarak kullanabiliyoruz. Biz toprağı hazırladıktan sonradan hayvan gübresi kullanıyoruz. Gübreyi kullandığımız da hayvanlarını meraya götüren insanlardan satın alıyoruz. Bizim köyde su sıkıntısı var ve safran bitkisi su istemeyen bir bitki. Eylül ayında yağmur yağarsa hiç su vermemiz gerekmiyor. bir defa ekiyoruz, 3 sene tarlada kalıyor. Fakat yabani otlarla mücadele ediyoruz” dedi.

5 yıl önce ekmeye başladı! 1 dönümden 1 kilo safran alıyor, kilosunu 90 bin liraya satıyor

DÖRT ÜLKEYE SATIYOR

Amerika, Hollanda, Çin ve Japonya’ya da gönderdiklerini bildiren Ezelsoy “Safran, hem hap keza de nitelikli kozmetik sanayisinde ve sarı kısmı da baharat olarak kullanılan bir bitki. Ilk Kez Amerika’ya gönderiyoruz, Hollanda, Çin ve Japonya’ya da gönderiyoruz. Biz bu dört bağlantıyı sağlamlaştırabilirsek daha iyi olacak, gerçekte çokta telaş etmiyoruz” dedi.

5 yıl önce ekmeye başladı! 1 dönümden 1 kilo safran alıyor, kilosunu 90 bin liraya satıyor

“SATIŞIMIZIN YÜZDE 45’İ MALİYETİMİZ OLUYOR”

Ezelsoy kilosunu 80-90 bin lira aralarında sattıklarını belirterek “safran çok değerli bir mahsul 8 dolardan 25 bin dolara kadar pazarı var. Biz kilosunu 80-90 bin lira arasına veriyoruz. Pazarımızı netleştirdiğimiz vakit üretmemiz için bir sebebi yok. Satışımızın yüzde 45’i sıradan bizim maliyetimiz oluyor” dedi.

5 yıl önce ekmeye başladı! 1 dönümden 1 kilo safran alıyor, kilosunu 90 bin liraya satıyor

İhlas Haber Ajansı – Ekonomi Haberleri

Amerika Birleşmiş Devletleri, Hollanda, Bitki, Hatay, Ekonomi, Güncel, Haber

Devamını Oku

Binbir zahmetle üretilen defne yağı geçim kaynağı oldu! Litresi 120 liradan satılıyor

Binbir zahmetle üretilen defne yağı geçim kaynağı oldu! Litresi 120 liradan satılıyor

YAYLADAĞI, HATAY (İHA) – Defne, Samandağ ve Yayladağı ilçelerinde dağlık arazilerde yetişen defne ağaçlarının meyveleri çırpma ya da elle toplanarak kazanlarda kaynatılıyor. Sabun yapımının yanı sıra, kozmetik ürünlerin üretiminde de kullanılan defne yağı, binbir emek verilerek elde ediliyor.

Binbir zahmetle üretilen defne yağı geçim kaynağı oldu! Litresi 120 liradan satılıyor

SABAHA KADAR KAYNIYOR

Samandağ’ın Kapısuyu Mahallesi’nde defne yağı çıkaran Ahmet Balcı, “Defne yağı yaparken öncelikle defne tanesini koyuyoruz sonradan ölçülü şekilde suyunu koyuyoruz ve gece kazanın altını yakıyoruz ve kaynamaya bırakıyoruz. Sabahleyin olunca kazanın içindeki meyveleri ezip yağını alıyoruz” dedi.

Binbir zahmetle üretilen defne yağı geçim kaynağı oldu! Litresi 120 liradan satılıyor

LİTRESİ 100-120 LİRADAN SATILIYOR

Samandağ Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı ise defne yaprağının çalısından ve tohumundan faydalanıldığını belirterek, “Defnenin yağı tıbbi aromatik bitki olarak kullanılmakta ve defne yağı ile zeytinyağının birleşimiyle defne sabunu üretilmektedir. Avrupa defne yağını mükemmel şekilde işleyip kullanıyor tabi biz üretiyoruz oraya gönderiyoruz ama onlar bundan daha fazla faydalanıyor. Hesaplı olarak da iyi kullanıyorlar defne yağını. Biz de Hatay olarak bu yağdan bu yapraklardan ekonomik olarak iyi faydalanmalıyız. Defne yağının litresinin bu sene 100 ila 120 lira aralarında satılması bekleniyor. Tabi talep istek meselesi bu yıl defne tohumunun üretiminde bir düşüş var dolayısıyla fiyatlara yansıması çok yüksek” diye konuştu.

Binbir zahmetle üretilen defne yağı geçim kaynağı oldu! Litresi 120 liradan satılıyor

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL’den satılıyor

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL'den satılıyor

Hatay‘ın Samandağ ilçesine bağlı Kapısuyu mahallesinde vatandaşlar, defne yapraklarını toplayarak ailelerine katkı sağlıyorlar. Semt sakinleri göre 7 kilometre uzaklıkta bulunan Musa dağından toplanan defne yaprakları, kurutma ve ayıklama işlemlerinin gerisinde balyalanarak dünyanın birçok ülkesine gönderiliyor.

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL'den satılıyor

“BİZDEN DAHA SONRA ÇOCUKLARIMIZ YAPACAK”

Defne ağacından yaprakları toplayan Cengiz Keser, “Biz defne ağaçlarının diplerini veya etraflarını toplayarak geçimimizi sağlıyoruz. Defne ağacının ayrıca meyvesinden hem de yaprağından yağını elde edebiliyoruz. Ben yıllardır bu işi yapıyorum. Geçmişte bizim büyüklerimiz yapıyordu. Bizden sonradan çocuklarımız yapacak” dedi.

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL'den satılıyor

“KİLOSU 1.500 TL”

Toptancı Ahmet Yüksel ise, “Şu lahza defne yaprağının kilosu bin 500 TL. Yaprak ya da dal fark etmiyor. Önceden bin TL idi bu sene fiyatı arttı. Defne ağacının birincisi baharat olarak ikincisi ise yağ olarak kullanılıyor. Bu köylünün geçim kaynağı. Defne ağacını yaprakları Almanya, İsveç, Hollanda ve Amerika’ya ihraç ediliyor” dedi.

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL'den satılıyor

FABRİKADA İŞLENDİKTEN DAHA SONRA İHRAÇ EDİLİYOR

Yüksel, defne yaprağından bir fazla ürün elde edildiğini belirterek, bunların başında ilaç ve kozmetik ürünler geldiğini kaydetti. Yüksel, “Biz bunları buradan aldıktan daha sonra fabrikaya gönderiyoruz. Orada işlemlerinden sonradan tekrardan yaprak ayla getirilip bambaşka ülkelere ihraç ediliyor” ifadelerini kullandı.

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL'den satılıyor

Defne yaprağı vatandaşların geçim kaynağı oldu! Kilosu 1.500 TL'den satılıyor

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Bu mahallede herkes fidan üretimiyle geçimini sağlıyor! Günlük kazançları 300 lira

Bu mahallede herkes fidan üretimiyle geçimini sağlıyor! Günlük kazançları 300 lira

Takriben 60 yıldan beri ilk olarak zeytin, nar, narenciye almak üzere farklı alanlara yönlendirilmiş ağaç türlerinin fidanlarının yetiştirildiği 3 bin 246 nüfuslu Fidanlı Mahallesi’nin tamamına yakını fidan yetiştiriciliğiyle uğraşıyor. Fidanlı Mahallesi’ndeki yetiştiriciler, yurt içi ve yurt dışından yoğun talep aldıkları ve 26 çeşidini ürettikleri zeytin, nar ve narenciye fidanlarıyla markalaşmayı hedefliyor. Arasında ev hanımlarının da olduğu semt sakinleri fidan bahçelerinde çalışarak jurnal 100 ila 300 lira aralarında kazanç elde ediyor. Mahalle çevre bölgelerden fidan yetiştirme işinde çalışmak isteyenlere de istihdam imkanı sağlıyor.

Bu mahallede herkes fidan üretimiyle geçimini sağlıyor! Günlük kazançları 300 lira

“FİDANLI MAHALLEMİZİN YÜZDE 97’Sİ BU İŞTEN GEÇİNİYOR”

Fidanlı Mahallesi Muhtarı Serkan Mışraklı, mahallelerinde üretilen fidanların epeyce kaliteli olduğunu söyledi. İklim özellikleri nedeniyle mahallelerinin bir takım türlerin fidanlarının yetiştirilmesi için oldukça yerinde olduğunu anlatan Mışraklı, bölgelerindeki sertifikalı üretilen fidanların markalaşması için yoğun araştırmalar yürüttüklerini belirtti.

Fidancılığın semt sakinlerinin temel geçimini sağlama kaynağı olduğunu aktaran Mışraklı, “Fidanlı Mahallemiz zeytin ve narenciye fidanı üretimin az daha merkezi konumunda yer almaktadır. Burada 26 çeşitlilik zeytin, nar ve narenciye fidanı yetiştiriliyor ve yılda 25 milyon fidan üreterek Türkiye‘nin bütün illeriyle yurt dışına ulaştırıyoruz. Mahallemizdeki vatandaşlarımızın hemen tümü geçimini fidancılıkla sağlamaktadırlar. Toprak alanının genişletilmesiyle üretim kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Fidanlı Mahallemizin yüzde 97’si geçimini fidancılıkla karşılıyor. Ayrıca çevremizdeki 6 mahalleden de gelip bu sektörde çalışarak gelir karşılayan vatandaşlarımız mevcuttur.” dedi.

Çalışanların jurnal 100 ila 300 lira aralarında ücretler aldığını aktaran Mışraklı, sertifikalı yetiştirilen fidanların yoğun olarak Azerbaycan, Gürcistan ve Pakistan’a gönderildiğini açıklama etti.

Bu mahallede herkes fidan üretimiyle geçimini sağlıyor! Günlük kazançları 300 lira

“MAHALLEMİZİN TEK GEÇİM KAYNAĞI FİDANCILIK”

Fidan üreticisi Samet Alev de 20 yılı aşkın süredir fidancılık işinde olduklarını belirtti. Fidancılıkta marka haline varmak istediklerini kaydeden Alev, sertifikalı fidan üretimiyle adlarını daha fazla duyurmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Herkesin ekmeğini bu işten kazandığını aktaran Alev, şöyle konuştu:

“Adından da anlaşılacağı gibi mahallemizin tek geçim kaynağı fidancılıktır. Çevre mahallelerden gelenlerle yaklaşık 5 bin kişi bu işten ekmek parasını kazanıyor. Tüm narenciye çeşitleriyle yılda 25 milyon fidan üretimi yapıyoruz, çok şükür kazancımız iyi, mahallemizde bin dekar arazi üzerinde fidancılık üretimi yapılıyor.”

Bu mahallede herkes fidan üretimiyle geçimini sağlıyor! Günlük kazançları 300 lira

“GÜNDE 8 SAAT ÇALIŞIYORUM”

Semt sakinlerinden fidan işçisi Yıldız Yılmaz, “Fidanın yetişmesindeki en manâlı aşama aşılamadır. Tohumdan satmak anına değin geçen sürede aniden fazla operasyon yapılıyor. Oysa en kayda değer operasyon aşılama, ben de bu işte görev alıyorum, fidanların satışından önceki son işlemi budur. Bütün mahalle sakinleri ve ailem gibi benim de geçim kaynağım fidancılık sektörüdür. İşimi severek yapıyorum, bir ağacın yetişmesinde katkı sağladığım için mutluyum.” diye konuştu.

Fidan işinde çalışan Çağla Ateş ise külfetli olsa da sevdiği işi yaptığı için mutlu olduğunu açıklama etti. Günde 8 saat aşı ve fidan bağlama işinde devir aldığını anlatan Alev, “Fidanlarımızın 2-3 ay gibi aşı ve bağlama işleri sürüyor. Tohumdan fidan oluşum sürecindeki en önemli operasyon arasında aşılama geliyor. Günlük 300 lira kazanarak ailemin geçimine katkı maddesi sağlıyorum, işimi severek yapıyorum buradaki tüm mahalle sakinlerimiz bu işte ödev alıyorlar.” dedi.

Bu mahallede herkes fidan üretimiyle geçimini sağlıyor! Günlük kazançları 300 lira

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Klasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyor

Klasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyor

HATAY (İHA) – Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Levent Olgun 1975 model herzamanki otomobiline gözü gibi bakıyor, yapılan teklifleri dinlemeden geri çeviriyor.

Çocuk yaştan beri alışılmış otomobillere hayran olan Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Levent Olgun, klasik bir araba sahibi edinmek istedi. Olgunun arkadaşı Yılmaz Coşkun, Hatay‘da 1975 model bir Mercedes buldu. Hatay’a gitgide artarak satın aldıkları otomobil üzerinde 6 ay süren bir yenileme çalışması yapıldı. Orijinaline uygun olarak yenilenen araba başkan Olgun’un vazgeçilmezi oldu. Gözü gibi baktığı otomobilini meslek dışarıya sadece ailesiyle süre devretmek için kullandığını bildiren Başkan Olgun, satın edinmek isteyenlerinde olduğunu, yüksek rakamlar önerge edildiğini ama satmayı düşünmediğini belirtti.

Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Levent Olgun, olağan otomobil sevdasının ufak yaşta başladığını belirterek, “Daima eski arabaları incelerim alacağımdan yok fakat sevdiğim için açar özelliklerine bakarım. Sağ olsun çocukluk arkadaşım Yılmaz ustam herzamanki araba sevdiğimi bildiği için kesintisiz arabalara bakıyordu. Bir gün aradı ‘Hatay’da bir araba buldum istediğin gibi otomatik tam bir alışılmış otomobil lakin baya bir restorasyon gerekiyor’ dedi. Ben de ‘tamam ustam sen nasıl dersen’ dedim ve büyük abim bundan başka arkadaşımla beraber yola çıktılar arabayı getirdiler. Yaklaşık 6 aydır çok büyük özveriyle çalıştı. Hatta hafta sonları arabaya olan ilgimden dolayı ben bile takviye ettim. Elimden geldiği değin beraber çalıştık. Sağ olsun arabayı son haline getirdi. Arabamız 1975 model 220d, beygir kafa diye anlatım tarzı edilen Mercedes klasiği. Bu vakitten sonrada böyle muhafaza edip pak bir şekilde bineceğim” dedi.

“Her şey para değil, satmayı düşünmüyorum”

Başkan Olgun, son model otomobilini klasik otomobile seçim etmediğini belirterek, “Güncelde bir arabam var fakat inanın ondan bu kadar hoşlanmıyorum. Bunu başlıca hafta sonu ya da mesaimden daha sonra alıp çocuklarımla beraber çıkıp gezdiğim arkadaşlarımla bindiğim bir araba. bu arada da gezerken ilgisi olan arkadaşlar soruyorlar nerden getirdiniz nasıl yaptınız diye buda beni mutlu ediyor. Ben eski şeylerde gerçekten bir emek olduğunu düşünüyorum. Görenlerin gerçekten ilgisini çekiyor yıkamaya bıraktığım süre müşteriler çıkıyor ya da beni arayıp bir gezebilir miyiz diye soruyorlar. Her şeyin para olamadığını düşünüyorum satma gibi bir düşüncem yok bana ve benden sonradan çocuklarıma anı kalsın istiyorum inşallah değer bilirler. Fiyat verenler oldu doğru olur mu bilmiyorum fakat 250 bin ve onun üstünde fiyat verenler oldu” diye konuştu.

Bakımının tamamlanması 6 ay sürdü

Araba Ustası Yılmaz Coşkun, “Başkan çocukluktan arkadaşım, eski arabalara alaka ve alakalı olduğunu bildiğim için bu süreçte Hatay’dan arabayı buldum getirdik. Arabanın restorasyon işi vardı. 5-6 ay civarı işlemler sürdü başkanımızı da mutlu ettik” dedi. – SİVASKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyor

Klasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyorKlasik otomobiline gözü gibi bakıyor, teklifleri dinlemeden reddediyor

Haberi Kaydet

Devamını Oku

Suriyeli avukat, Türkiye’de çiftçilik yapıyor

Suriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyor

SURİYE’deki iç savaştan 2012 yılında kaçarak ailesiyle birlikte Türkiye‘ye gelip Hatay‘a yerleşen avukat Yahya Bitar, çiftçilikle geçimini sağlıyor. Türkiye’ye minnet borçlu olduklarını açıklayan Bitar, “Türkiye’ye ve Türk halkına bu iyiliklerinin karşılığını ödeyemeyiz. Öteki devletlerdeki Suriyeli mültecileri ile karşılaştırma yaptığımızda biz cennetteyiz ve bu Türkiye’nin yardımseverliğini gözler önüne seriyor” dedi.

İdlib’de yaşarken 2012 yılında iç savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan avukat Yahya Bitar, Hatay’ın Altınözü ilçesinde icara aldığı tarlada, çiftçilik yaparak geçimini sağlıyor. Ailesiyle birlikte, kente özgü nar ekşisi yaparak satan Bitar, altı çocuğu olduğunu ve bazılarını üniversitede okuttuğunu anlattı.

ÇOCUKLARI ÜNİVERSİTEDE OKUYOR

İdlib’de Cisr Eş Şuğur ilçesinde ticaret yaptığı sırada yolunun kesildiğini ve gözleri kapatılıp hapse atıldığını sonradan torpille hapisten çıkabildiğini ve 2012 yılında ailesiyle birlikte Türkiye’ye sığındığını anlatan Bitar, “Altınözü’ne yerleştikten sonradan icara tarla aldım ve ailemle birlikte burada çiftçilik yapmaya başladık. Mevsimine göre ne varsa, nar, zeytin, erik gibi meyveleri toplayıp tüccarlara satıyoruz. 2’si erkek, 4’ü kız, 6 çocuğum var. İki kızım Uşak Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji ve Nanoteknoloji Mühendisliği okuyor, en büyük kızım Ege Üniversitesi Eczacılığı bitirdi. Biz Türkiye milletinden ve hükümetinden memnunuz. Buradaki insanlar kollarını açtı bize sahip çıktı. Bize yer, sağlık, bakım ve güvenlik sağladılar” dedi.

‘İNŞALLAH BU İYİLİĞİN KARŞILIĞINI ÖDEYEBİLİRİZ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Bitar, “Allah ona uzun ömürler versin. Türkiye’ye ve Türk halkına bu iyiliklerin karşılığını nasıl verebiliriz onu bilemem çünkü öteki devletlerdeki mülteciler ile kıyasladığımızda, Lübnan ve Ürdün gibi diğer ülkelere göre biz cennetteyiz. Umarım çocuklarım askere gider Türk bayrağına hizmet ederler, beni bile alsalar ben de giderim. Bazı Arap ülkeler bize Esad’dan daha fazla zarar verirken, Türk kardeşlerimiz koruyup, kollayıp destek ettiler. Bizim aramızda fena olanlara rağmen kardeş gibi davrandılar. İnşallah bir gün bu iyiliğin karşılığı ödeyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

Suriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyorSuriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyorSuriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyorSuriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyorSuriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyorSuriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyorSuriyeli avukat, Türkiye'de çiftçilik yapıyor

Devamını Oku

SMM Panel PDF Kitap indir